20. yüzyıl, insanlığın en yoğun enerji kullanımını gerçekleştirdiği bir çağ olmuş, bu durum yaşadığımız 21. yüzyılın ilk on yılında daha da artarak devam etmiştir. Günümüzde ise, ülkeler tüm politikalarını, enerji kaynakları konusundaki imkanları üzerine bina etmek durumundadırlar. Dünya ülkeleri,bir taraftan kıt kaynaklar olarak ortaya çıkan enerji kaynaklarının optimum düzeyde kullanımının sağlanması konusuna büyük önem atfederken, diğer yandan yaşadığımız çevrenin korunması, bu kaynakların kullanımı sırasında çevreye verdiği zararları minimize etme konusu üzerinde çalışmaktadırlar. Türkiye’ye, baktığımızda ise enerji talebinin hızla artan bir grafik izlediğini görmekteyiz. Türkiye enerji ihtiyacını, son elli yılda; petrol ve doğalgaz olmak üzere iki ana kaynaktan karşılama yönünde bir politika izlemiştir. Genç nüfusu, yüksek şehirleşme oranları ve ekonomik büyümenin artması gibi faktörler nedeniyle, Türkiye son yirmi yılda, dünyanın en hızlı büyüyen enerji pazarlarından birisi olma yolundadır. Tüketimdeki bu artış karşısında, özellikle hidroelektrik enerji üretimine ağırlık verilmesi, hem ucuz ve güvenilir enerji temini açısından, hem de daha temiz enerji kaynaklarına erişim açısından önem taşımaktadır. Bu sayfalarda, benimle, enerji konusundaki tüm görüş ve önerilerinizi paylaşabilirsiniz.